header-ad

Kapadokyanın Saklı Cenneti Güzelyurt.

KİLİSE CAMİ

Güzelyurt ilçesinin Aşağı mahallesinde bulunmaktadır. Andreades ve Akakladesin belirttiğine göre bu kilise büyük Teodoslus tarafından M.S 385 yılında yaptırılmıştır. Akaklades, kilisenin üç kapısından birinin üzerindeki Kitabede Bu haç kişisel, Bizans İmparatoru Theodoslus tarafından inşa edilmiştir. İmparator, Gregorios Naziazrızos ell ile de kutsal hacın bir parçasını kiliseye hediye etmiştir. Cümlelerini okuyabildiğini, daha başka yazılarda olduğunu, fakat bunların okunmasının mümkün olmadığını yazmaktadır.
 

SİVİŞLİ KİLİSE

Kubbesi ve dört sütunu ile kayaya oluşmuş kilise de 1877 den kalma duvar resimleri hala görülebilmektedir. Kilisenin çevresindeki kayadan oyma odalar Aziz Anargiros bayramına gelen hacılara ve hastalara hizmet vermekteydi. Tamamı kayalardan oyulmuş bu kilisenin yapım tarihi bilinmiyor. Kilisenin dışında bulunan odalara ölümcül hastalar bırakılır ve dua edilir eğer hasta iyileşirse azizlerin yardım ettiğine inanılırdı. Kilise, Rumların ilçeyi terk etmelerinden sonra belli bir süre çömlek atölyesi olarak kullanmıştır. Kilisenin üzerindeki tepeden panoramik manzara görülmeye değer

KIZIL KİLİSE

Güzelyurt, Sivrihisar Köyü’nde bulunan Kızıl Kilise, kırmızı kesme taştan yapıldığı için bu isimle anılmıştır. V.-VI.yüzyıllarda yapıldığı sanılmaktadır. 

Kapalı Yunan haçı planında yapılan kilisenin orta nefinde dört sütunun taşıdığı, yuvarlak kasnaklı oldukça uzun bir kubbe bulunmaktadır. Bunun dışında kalan haçın kolları tonozlarla örtülmüştür. 

İç mekan fresklerle kaplı olmasına rağmen bunların büyük çoğunluğu tahrip olmuştur. Görülebilen bölümlerde İncil’den alınan sahnelerle bezendiği anlaşılmaktadır.

YÜKSEK KİLİSE

Güzelyurt ilçe merkezine 3 km. uzaklıkta yer alan bu kilisenin yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Doğal kayalar üzerine kesme taştan yapılmış olan kilise iki ayrı bölümden oluşmuştur. Bunlardan birinci bölüm ibadet mekanıhttp://www.sanalda1numara.net/images/smiliv.gif diğeri keşişlere ait bölümdür. Orta bölüm kule şeklinde yüksek oluphttp://www.sanalda1numara.net/images/smiliv.gif üzeri kubbe ile örtülüdür. Her cephede bulunan birer pencere ile aydınlatılmıştır. Keşişlere ait bölüm ise daha alçak oluphttp://www.sanalda1numara.net/images/smiliv.gif düz bir dam ile örtülmüştür.

  IHLARA VADİSİ

    Ihlara  Hristiyanlığın daha ilk yıllarında önemli bir din merkezi olmuştur.
Kayseri'li Basilus ve Nazianzos'lu Gregorius gibi mezhep kurucuları 4.yy. da burada yetişmişlerdir. Mısır ve Suriye sisteminden ayrı bir manastır hayatının kurallarını bunlar tespit etmişlerdir.

İlk çağlarda Kapodokya Irmağı anlamına gelen Patamos Kapadokus ırmağının ortasında tabiatla tarihin birarada bulunduğu Ihlara Vadisindeki kiliselerin ilk örnekleri MS.4 yy.a kadar inmektedir.

Ihlara vadisindeki kiliselerin resim tekniği iki kısma ayrılır.Ihlara civarındaki kiliseler Kapadokya tipi diye bilinen sanatı gösterir. Orta kısmında Belisırma bölümünde bulunanlar ise, Bizans tipi resimlerle süslüdürler. Böylece iki bölgeyi ayıran kaynaktan doğan iki ayrı tip saymak gerekmektedir. Birinci gruptakiler;Eğritaş,Ağaç altı,Kokar,Pürenliseki ve Yılanlı kiliselerdir.

İlk Hristiyanlık dönemine yakın olan bu kiliselerde; incil sahneleri, Aziz Basilus ve Gregorius’un anlayışlarına göre çizilmişlerdir. Uzun metinler verilmiştir. Teferuatta Mısır ve Suriye etkileri görülmektedir. Ağaçaltı kilisesi son dönem Roma ve Sasani etkisindedir ve daha fazla doğu havası taşımaktadır.

Ihlara Vadisi'ndeki kayalara oyulmuş bu freskli kiliseler, korunarak yeryüzünde eşine rastlanmayan bir tarih hazinesi olarak zamanımıza kadar gelmiştir. Hristiyanlığın ilk yıllarından itibaren kayaların rahatlıkla kazılmasıyla meydana getirilen bu freskli kiliseler ve iskan yerleri 14 km. boyunca Ihlara'dan Selime'ye kadar devam eden ıhlara vadisi  içerisinde yer alırlar.

 

SELİME KATEDRALİ

Kayalara oyulmuş yüksek bir yerde olan Katedral içinde iki sıra halinde sütunlar mevcuttur. Bu sütunlar Katedrali üç sahana ayırmıştır.

Üç nefli bazilikal planlı kilisesi, bölgedeki bu plan tipinin tek temsilcisidir. Manastır, 8. İle 9. yüzyıl veya 10. yüzyıla, kilisedeki figürlü freskler, 10. yüzyıl sonu ile 11. yüzyıl başlarına tarihlenmektedir.

Sahneler: İsa’nın Göğe Çıkışı, Müjde, doğum, Üç Müneccimin Tapınması, Çocukların Öldürülmesi, Mısır’a Kaçış, Elizabet’in Takip Edilmesi, Vaftiz, Meryem’in İlk Yedi Adımı, Meryem’in Mabede Takdimi, Koimesis, Piskopos tasvirleri yer almaktadır.